7 Ocak 2015 Çarşamba

Saatleri Ayarlama Enstitüsü


             2015 yılına harika bir kitap okuyarak girdim; Saatleri Ayarlarma Enstitüsü. Öyleyse bütün bir yılı harika kitaplar okuyarak geçireceğim.

          Ahmet Hamdi Tanpınar'ın daha önce Huzur romanını okumuştum. İnsanın kitabın okuduğu sırada, içinde bulunduğu psikolojik durumunun kitabı sevip sevmemeye neden olduğunu düşünüyorum. Huzur kitabı kötü bir dönemime denk geldiği için beni çok etkilememişti ( yeniden okumayı planlıyorum), bir de adı Huzur olsa da hikayesi tam bir huzursuzluktu. Sanırım bu nedenlerle kitap beni çok yormuş uzun sürede bitirememiştim. Ama Saatleri Ayarlama Enstitüsü tek kelimeyle müthişti. Yazarın kullandığı alaycı dil çok hoşuma gitti. Okurken çok büyük bir zevkle okudum ve iyi ki Hayri İrdal'ın yerinde değilim, diye de sık sık düşündüm.

       Kitabın ana kahramanı Hayri İrdal'dir. Aslında kendi halinde mütevazi bir insandır. Derslerinde başarılı olmadığı için ve saatlere ilgisi olduğu için bir saatçinin yanına çırak olarak verilir. Zamanla evlenir ve iki çocuk sahibi olur. Derken kitabın diğer kahramanlarıyla karşılaşırız, doktor Ramiz Bey ve Halit Ayarcı. Doktor Ramiz Bey tam bir Psikanaliz tutkunudur ve ısrarla Hayri İrdal'ı hasta ilan eder. Kitabın bu bölümlerini okurken zaman zaman kahkaha attım. Hayri İrdal'la Doktor Ramiz arasındaki diyaloglar süperdi. En çok sevdiğim sözlerden biri burada şu oldu: "Psikanaliz çıktığından beri hemen herkes az çok hastadır." Hakikaten öyle.

           Kitap tam bir kara mizah örneği. Halit Ayarcı'yla birlikte kurdukları Saatleri Ayarlama Enstitüsü ise tam bir komedi. Ama ne yazık ki herkes bu komedinin arkasında duruyor ve Halit Ayarcı'ya destek olup Hayri İrdal'ı yanlız bırakıyorlar. Hatta bu duruma Hayri İrdal'ın aileside dahildir. Düşünün çevrenizdeki herkes olmayan bir iş uydurmuş ve size de bu işin var olduğunu hatta siz olmazsanız bu işin yürümeyeceğini söylüyor. Ne iş olduğunu kimse bilmiyor herkes boş boş oturuyor ve böylece para kazanıyorlar. İşin tatlı kısmıda budur aslında, boş boş oturarak para kazanmak. Hayri İrdal'da eski aç ve sefil hayatına geri dönmemek için bu hayata evet demek zorunda kalıyor.



         Kitaptaki hikayelerin hemen hepsi güldürürken bir yandan da düşündürüyor. Ama bazılarının sadece güldürmek amacıyla yazılmış olduğunu düşünüyorum, cenaze merasiminde yeniden dirilen hala örneği gibi. Kitapta nelere yer verilmemiş ki, iyi saatte olsunlardan tutun, biraz önce yazdığım gibi dirilen hala, aile içi miras kavgaları, müzikten anlamayan hatta iyi bir kulağa sahip olmayan  müzisyen baldız, kendisini sinema aktristi  zanneden bir eş ( kadın), "mübarek" adı verilen ayaklı bir duvar saati, bütün bu çılgınlıklara uzaktan bakan bir oğul...

           Yani bu kitap anlatılmaz aslında okunur. Tek kelimeyle müthiş bir eser. Kurgusu müthiş, kahramanları müthiş, konusu müthiş...

       Yazar aslında bu kitapta modernleşmeyle dalga geçiyor. Doğu- batı arasında kalan insanların, düştüğü komik durum ve paranın insanlar üzerinde yarattığı olumsuz etkiyi anlatmış. Hayri İrdal Osmanlı'nın son döneminde ve cumhuriyet döneminde yaşamış bir kahramandır. Bu sırada yaşanan yenilikler ve Batı'ya uyum sağlama çabaları da komik bir dille ifade edilmiş. Roman dört ana bölümden oluşuyor: Büyük Ümitler, Küçük Hakikatler, Sabaha Doğru, Her Mevsimin Bir Sonu Vardır. Son bölümün isminden kitabın sonunda ne olduğunu az çok tahmin edebilirsiniz. Bu tahmine rağmen büyük bir keyifle okunuyor.

         Son olarak tabiki kitabı tavsiye ediyorum hem de şiddetle tavsiye ediyorum.

4 yorum:

Gül Akça dedi ki...

Bende Tanpınar'dan okumaya niyetlendiğimde Saatleri Ayarlama Ens.ile Huzur arasındaki seçimi Huzur'dan yana kullanmıştım... vee hiç sevemedim üstelik kötü bir zamanımda da değildim ve ben de yazar ironi yapmış galiba bu tamamiyle huzursuzluğun romanı diye düşünmüştüm aynen sizin gibi... hatta Türk edebiyatının başyapıtı sayılan bir eser için olumsuz düşündüğüm için deneyimli bir edebiyat öğretmeni arkadaşımla uzun uzun konuşarak kitabı irdelemeye çalıştım ve halen görüşümün arkasındayım... o zaman yanlış kitabı seçtim diye düşünmüştüm sizin bu yorumunuzu gördükten sonra da emin oldum... ama dönüp bir Tanpınar daha okumayı ister miyim bilemiyorum :)) değerlendirme için teşekkürler, elinize sağlık...

Fatos Kesici dedi ki...

Teşekkür ederim takibiniz için. Ben okumanızı öneririm çünkü Huzur'dan çok farklı bir roman.

Kadriye Zihni Erdem dedi ki...

Merhaba Fatoş,

Şimdi D&R'dan siparişini verdim.O kadar bi hoşuma gitti anlattıkların.

Sevgiler

Fatos Kesici dedi ki...

Dilerim beğenirsin Kadriye :)

Yorum Gönder