3 Mayıs 2017 Çarşamba

Başın Öne Eğilmesin / Sabahattin Ali'nin Romanı


         Sabahattin Ali'nin pek çok kitabını okudum. Hem romanlarını hem de öykü kitaplarını. Çok sevdiğim yazarlardan biridir. Bu kitabı okurken keşke Sabahattin Ali'nin romanlarından önce bu kitabı okusaymışım, dedim. Kürk Mantolu Madonna ve Kuyucaklı Yusuf kitaplarını hangi şartlar altında yazdığını yine bu kitapta öğrendim.

         Sabahattin Ali'nin hayatını anlatan bir belgeseli yıllar önce Barış Manço Kültür Merkezi'nde izlemiştim. O zamanda çok etkilenmiştim ama bu kitap beni filmden daha çok etkiledi. Bunu Hıfzı Topuz'un kaleminin gücüne bağlıyorum.


         Kitabın ilk bölümü Sabahattin Ali'nin ölüme uzanan yolculuğuyla başlıyor. Sonra sırasıyla; Gençlik Yılları, Hapishane Mektupları, Umutsuz Aşk; Ayşe, Aliye ( Sabahattin Ali'nin eşi), Savaş Sonrası Ankara, Demokrasi Girişimleri, Görüşler, Yeni Dünya, Ta ve 4 Aralık, Markopaşa, Zor Günler, Kamyon Macerası, Kaçış ve Ek Bilgiler bölümlerinden oluşuyor.

         Hıfzı Topuz her kitabında olduğu gibi yine dönemin tarihi olaylarından da kitapta uzun uzun bahsediyor. Bu kitap 2007 yılında Orhan Kemal Roman Armağanı'nı kazanmış.

        Günümüz Türkiye'sinin içine düştüğü bunalımları görünce geleceğe karşı bir ümitsizlik besliyoruz ya, okuduğum kitaplarda şunu anlıyorum. Hemen hemen her dönemde bu topraklarda yaşayan insanlar aynı bizim gibi gelecek kaygısı taşımışlar. Yine bizler gibi zaman zaman ümitlenmişler zaman zamanda ümitlerini bütünüyle kaybetmişler. Sabahattin Ali ve ondan önce okuduğum Meyyale kitaplarında da hep bir korku ve gelecek kaygısı taşıyor insanlar. Bu toprakların ve bu topraklarda yaşayan insanların kaderleri yüzyıllardır hep aynı olmuş.

      Kitabın her bölümü çok güzeldi. Ama yine de bana  Markopaşa bölümü ayrıca çok güzel geldi. Aziz Nesin ve Sabahattin Ali ne güzel ve ne kadar cesur yazılar yazmışlar. O yazıları okuyunca bugün  yazsalardı Silivri'deydi diye düşünmeden edemedim. Gerçi o zamanda bol bol  yatmışlar hep İstanbul'daki hem de Sinopta'ki cezaevlerinde. Değişen bir şey yok yani. İktidarlar değişse de tahammülsüzlük ve hoşgörüsüzlük hiç değişmemiş.


        Kitabı severek okudum. Sizlere de tavsiye ederim, eminim çok sevecek ve duygulanacaksınız.