11 Ocak 2015 Pazar

Hamlet

              Dün akşam Üsküdar Tekel Sahnesi'nde Hamlet oyununu izledim. Tek perdelik olan oyun,  tek kişilik dev kadrosuyla muhteşemdi. Bülent Emin Yarar'ı daha önce Profesyonel oyununda izlemiştim ve hayran kalmıştım. Bu oyunla hayranlığım iki katına çıktı. Eğer bu oyunu izlmediyseniz, çok şey kaçırıyorsunuz demektir. Mutlaka izleyin.



        Oyun bildiğiniz gibi WilliamShakespeare'e ait çevirisini Sabahattin Eyüboğlu yapmış. Bülent Emin Yarar aynı zamanda oyunun yönetmen yardımcılığını da yapmış. Yaklaşık bir saat otuz dakika sürüyor. Aslında çocuklara uygun olmamasına rağmen Devlet Tiyatroları yine 8 yaş üstü seyredebilir, demiş ( bunu aklım almıyor doğrusu) neyse ki salonda çocuk yoktu.


                  Gelelim oyuna babası amcası tarafından öldürülen Hamlet, hem babasının kaybından dolayı çok üzgündür hem de annesinin amcasıyla evlenmesine dayanamamaktadır. Hamlet'in niyeti, amcasından kurtulmak ve kral olmaktır. Bir yandan da Ofelya'ya aşıktır. Hamlet bu planları yaparken amcası da Hamlet'i ortadan kaldırmaya niyetlidir.

             İşte buradaki bütün kahramanları Bülent Emin Yarar canlandırmaktadır. Bir bakıyorsunuz Kral, bir bakıyorsunuz Hamlet, bir bakıyorsunuz Ofelya oluyor. Burdaki ustalığı ise şu; kahramandan kahramana ve duygudan duyguya çok rahat geçebilmesi. Bir bakıyorsunuz ağlıyor bir bakıyorsunuz kahkaha atıyor. Zıt duygular peşpeşe gelse bile bunu kolaylıkla yapabiliyor. Ayakta alkışladım. Doğrusunu isterseniz bu performansı da bekliyordum. Bana kalırsa O'na en çok yakışan rol ise kötü kalpli kral rolüydü.

         Oyunun dekoru, (yanılmıyorsam) kadife bir hediye kutudan oluşuyordu. Oyun başlar başlamaz kutu açılıyor ve içinden Hamlet çıkıyordu. Olabildiğince az eşya kullanılmıştı. Hatırladıklarım şunlar: Bir taç, bir kılıç, bir kitap, bir kuru kafa, bir tabure, iki kağıttan gemi ve kuklalar. ( Geçen yıl Altkat Tiyatrsunun Hamlet Oyunu'na gitmiştim orada da neredeyse hiç dekor kullanılmamıştı, sadece satranç takımı vardı) Oyunda hoşuma giden bir diğer şey ise ışık oldu. Hatta öyle ki zaman zaman bu ışık kral ve kraliçenin konuşmaları dahi oldu. Neyse yine çok konuştum. Bir şeyi beğenince uzun uzun anlatmak istiyorum, bu da uzun yazılara neden oluyor.

           Son olarak Devlet Tiyatrolarının böyle oyunlarda izleyici yaş grubunu  8 yaşdan yukarıya (13 olabilir mesela) çıkarmasını diliyorum.

1 yorum:

semihal aksu tüzüner dedi ki...

İzlenimlerine teşekkür ederim canım.Ağır bir oyunu çok güzel yorumlamışsın

Yorum Gönder