22 Eylül 2014 Pazartesi

Körlük



           Yazın okuduğum kitaplardan bir diğer ise Jose Saramago'nun yazmış olduğu Körlük romanıydı. Beğendiklerim listesine eklediğim romanlardan biri oldu.

             Kitapta; bir anda tüm şehrin bir salgına yakalanarak kör olmasından bahsediliyor. Koca şehirde tek bir kişi kör değildir; o da göz doktorunun karısıdır. Kitapta insanların neden kör olduklarına dair herhangi bir açıklama yok. Kitap boyunca neden kör olduklarını merak edip durdum ve kitap sonunda anladım ki körlük aslında bir metafor olarak kullanılıyor.
                Pek çok şeyi sorgulayabiliyorsunuz bu kitapta. Mesela körlükle beraber ortaya çıkan ahlaki çöküş gibi, ya da  yine körlükle beraber oluşan mülkiyetsizlik duygusu gibi. İnsanlar kitap boyunca sadece hayatta kalma çabası içersindeler. Pislik içinde ve açlık içinde yaşıyorlar. Kitabın sonunda ise salgın bitiyor birdenbire insanlar görmeye başlıyorlar. Kitapta dikkatimi çeken bir diğer şey ise kişilerin isimlerinin olmaması. Daha çok ünvanlarıyla anılıyorlar; doktor, doktorun karısı, taksi şoförü, hırsız...gibi. Çünkü böyle bir durumda isimlerin de anlamı kalmıyor, kimliklerin de. Bence ünvanlarının verilmesinin nedeni ise konu ve karakterlerin karışmaması için.
                Bu arada yazmayı unuttum: İnsanların yakalandıkları körlük beyaz körlük. Sürekli aydınlık içindeler, bu da onları çok rahatsız ediyor. Düşünsenize uyumak istiyorsunuz her yer bembeyaz. 
            Son olarak şunu söyleyebilirim. Bu yazarı sevdim ve diğer kitaplarını da okumaya karar verdim. Dilerim diğer kitapları da severim.
               

1 yorum:

semihal aksu tüzüner dedi ki...

Okuma listeme aldım

Yorum Gönder