1 Mayıs 2015 Cuma

Adını Unutan Adam



        Geçen yıl bu bloğu ilk açtığımda kuzenim Melda'dan ( ki bloğu açmamda kendisinin çok büyük katkısı oldu) pek çok kitap almıştım ve bir seneye yakın bir sürede de kitapları okuyup bloğumda paylaşmıştım. Bu yıl da kuzenim Meltem'den aldığım kitapları okuyorum, okudukça da paylaşacağım. İlki Üçbuçuk Öykü idi, ikincisi ise Mehmet Eroğlu'nun Adını Unutan Adam kitabı oldu. Meltem'in kütüphanesi Mehmet Eroğlu'nun kitaplarıyla dolu, tüm kitaplarını da okumuş. Ben ise bugüne kadar hiçbir kitabını okumadım. Okuduğum ilk kitap,  bu kitabı oldu.

             Adını Unutan Adam kitabı, yazarın yazdığı dördüncü kitapmış. Kitabın kurgusunu ve dilini çok başarılı buldum. Daha ilk sayfasında okurda merak uyandırmayı başaran ve bu merakı son sayfaya kadar da canlı tutmayı başaran bir yazar. Geçmişle geleceğin, hayalle gerçeğin birbirine karıştığı bu kitapta tüm soru işaretleri son sayfalarda çözülüyor.

               Kitap üç arkadaşın,  1960'lı yıllarda Şeria Irmağı'nın kıyısına  gidip İsrail'e karşı mücadele etmesi anlatılıyor. Birbirlerine verdikleri bir söz vardır; eğer yakalanırlarsa ilk olarak adını unutacaklardır. İkinci olarak da dişleriyle kendi dillerini koparacaklardır. Bu mücadele sırasında İsrail askerlerine tutsak düşen kişi, pek çok işkenceye rağmen konuşmaz ve asla adını söylemez. Çünkü adını unutmuştur artık. Sonra İsrailli bir pilotla takas edilirler ve Türkiye'ye gönderilirler. Bu olaydan sonrada adını hatırlamaz ve tam 18 yıl sonra adını hatırlamak için yeniden Şeria Irmağı'na yolculuk eder. Bu yolculuk hayali bir yolculuktur ve yanında da hayali bir kadın arkadaşı vardır. Kitap bu hikayeyi kadın arkadaşına anlatmasını konu edinir.


      Oya Baydar'ın Bir Dönem İki Kadın kitabında da Filistin'de öldürülen devrimci gençlerden bahsedilir. Ben Türkiye'de ki devrimcilerin Filistin'e gidişini ilk o kitapta öğrendim. Bu kitap tamamen bu konu üzerine yazılmış. 1968 kuşağının Filistin'deki direnişi anlatılıyor. Yazara göre çok romantik bir savaştır bu ( bence yazar da çok romantik bir insan), bunu da çok romantik ve şiirsel bir dille yazmış. Yarattığı kahramanlarda çok romantiktir. Yazar bu savaşın ve kahramanların romantikliğini yarattığı kahramanlara sayfa 46'da şöyle söylettirir:
        -"Savaşlar romantizm ve romantikler olmadan kazanılmaz."
 
        Ben savaşla romantizm arasında bir ilişki kurmak istemeyenlerdenim. Fakta Filistin'deki bir savaşa buradan kalkıp gitmeyi, ölmeyi göze almalarını çok romantik buldum gerçekten. İçleri insan sevgisiyle dolu kişilerin yapabileceği bir şey bu. Hem romantik hem cesur insanlar.

      Bu cesur insanların yaşadığı acıyı merak ediyorsanız bu kitabı okuyun derim. Sevgilerimle...

3 yorum:

Kadriye Zihni Erdem dedi ki...

Fatoş merhaba,
Kuzen dayanışmanıza da kitap tanıtımına da seçtiğin cümleye de bayıldım.

O kadar diyeyim :) Sevgiler

Fatos Kesici dedi ki...

Teşekkür ederim Kadriye :)

kitaplarla beslenmek dedi ki...

yazardan hiç okumadım yaa:((

Yorum Gönder