14 Mayıs 2015 Perşembe

Sinek Isırıklarının Müellifi


            Sinek Isırıklarının Müellifi bir solukta okuduğum kitaplardan biri oldu. Kitap 166 sayfaydı ve ben onu bir günde bitirdim. Hem akıcı hem de düşündüren bir kitaptı. Alıntını çizdiğim ve alıntılar yaptığım çok iyi cümleler vardı. Bunları yazımın sonuna ekleyeceğim.

           Barış Bıçakçı daha önce duyduğum ve okumadığım bir yazardı. Araştırdığım kadarıyla edebiyata şiir ile başlamış. İki arkadaşıyla ortak bir şiir kitabı çıkarmışlar. Yazarın ilk romanı ise Herkes Herkesle Dostmuş Gibi'ymişi 2000 yılında yayınlamış. 2004'te yayınladığı Bizim Büyük Çaresizliğimiz kitabı Seyfi Teoman tarafından filme de çekilmiş.

            Gelelim kitabımıza. Kitabımızın ana kahramnı Cemil edebiyatla ilgilenen bir kişidir. Eşi Nazlı ise doktordur. Cemil yazarlık mesleğiyle geçimini sürdürmek ister fakat kitapları yayınlanmamıştır. Son kitabını yayınevine veren Cemil, yayınevinden de cevap beklemektedir. Bu süreç içersinde evin geçimini ise eşi Nazlı üstlenir. Roman, Cemil'in yayınevinden haber beklediği süreci anlatır.  Cemil'in yaşadığı şeyler ise hepimizin yaşadığı sıradan olaylardır.

           Yazar kitabında sıradan olayları bir yazar titizliği ve gözlemiyle aktarmış, bunu yaparkende çok can alıcı cümleler kullanmış.Şimdi gelelim not aldıklarımı paylaşmaya.

         Sayfa 39: "Aforizma modern insanın kullandığı bir ağrıkesicidir. Hiç olmanın ağrısını dindirir. Sonra ağrı yeniden başlar." 

         Sayfa 159: " Yazmak bir bakıma anlatılmaya değmez olanı anlatmaktır. Böylelikle anlamsız olanı anlamlı kılmaya cüret etmektir." 
  
          Sayfa105: " Edebiyat okurları aslında okudukları her kitapta insanı muayene ve ameliyat eder. Bu yolla edindikleri bilgi, görgü, yaşayarak elde edilemeyecek kadar büyüktür ve insana dair her şeyi anlarlar, sahiden anlarlar."

                ( Veee en  sevdiğim)

              Sayfa 27:  " Dünyamızda alışılmışın dışındaki her şeyin açıklanması gerekir ve bu hiç de masum bir gereklilik değildir. Açıklama yaparsınız, neden gösterirsiniz, makul gerekçeler sunarsınız, sonra bir de bakmışsınız tam da sizden açıklama bekleyenlerin dilini kullanıyorsunuz, kendi dilinizi değil. Birilerine açıklama borçluysanız, borcunuzu daima kendi dilinizi harcayarak ödersiniz."
         


1 yorum:

semihal aksu tüzüner dedi ki...

Fatoş'cuğum ,kitabı okumadım ama senin yazdıklarına göre eşinin doktor olmasından etkilenerek bazı cümleleri hasta ve doktor ilişkisi ile yazmış geldi bana,örneğin,sayfa 39 ve 105 ama çok meraklandırdın beni listeme ekledim.

Yorum Gönder