2 Eylül 2017 Cumartesi

Daha

               Hakan Günday'ı hep duyardım ama nedense okumaya hiç yanaşmamıştım. Ah bu önyargılarım yok mu önyargılarım? Ne geliyorsa başıma onlar yüzünden bir şeyler geliyor. Tüm kayıplarım, hep önyargılarımdan kaynaklanıyor. Mesela Hakan Günday gibi. Çok satanlar listesine giren kitaplara karşı hep bir önyargı oluşuyor bende ve böylece çok kaliteli kitapları ve yazarları hep geç fark ediyorum.

  
           Hakan Günday'dan ilk okuduğum kitap "Daha" oldu. Devamı da gelecek emin olabilirsiniz. Hatta bir arkadaşımda ( Esra'da ) tüm kitapları var. Kışın alıp tek tek okuyup buraya eklemeyi düşünüyorum. Bakalım hepsinde aynı tadı alacak mıyım?

          Gelelim Daha'nın konusuna. Bir çocuğun ağzından ( Gaza'nın ) anlatılıyor tüm hikaye. Gaza ve babası Ahad insan kaçakçılığı yapan kişiler. Ortadoğu'dan gelip Avrupa'ya kaçmak isteyen kişilere bağlantı sağlayan, onları Ege'de kaçakçı teknelere bindiren kişilerdir. Gaza çok küçük yaştan itibaren babasının yanında bu işi yapmaktadır. Annesi ise o çok küçükken ölmüştür.

       Mültecilerin tüm ihtiyaçlarıyla Gaza ilgilenmektedir. Zaman zaman onlara çok iyi davrandığı gibi zaman zaman da çok kötü davranmaktadır. Mültecilerle adeta oyun oynar Gaza, hatta bazen onlar üzerinde çeşitli sosyolojik deneyler yapar. Bu deneyler, kitapta en çok ilgimi çeken bölümler oldu. Ne yazık ki bu deneyler bazen ölümcül sonuçlar da doğurmaktadır.

        Gaza'yı olumsuz etkileyen hatta travmaya neden olan olaylardan ilki Afganlı mülteci Cuma'nın kendisi yüzünden havasızlıktan ölmesi olur. İkinci büyük olay ise babasının kullandığı ve içinde mültecilerin olduğu kamyonun kaza yapması ve haftalarca cesetlerle bir arada kalarak yardım beklemesi oluyor. Bundan sonra ruhsal dengesi bozuluyor.

       Okulda çok başarılı olan, derslerinde harikalar yaratan Gaza'nın en büyük sorunu yaşadığı bu travmalardan kurtulamaması oluyor. Gelen yardım ve desteklerden de uzak duruyor sonunda doğup büyüdüğü kasabaya geri dönüp orada tek başına yaşamaya başlıyor. Orada yaptığı kazılardan annesinin aslında ölmediğini ve babası tarafından öldürüldüğünü fark ediyor. Bir de babasının birikimlerini yani gömdüğü paraları buluyor. Bunları yanına alıp Afganistan'a Cuma'nın memleketine gidiyor. Kitabın devamını yazmayayım.

      Anlattığımdan çok daha fazlası var kitapta bu yüzden okumanızı tavsiye ederim. Hem akıcı hem de etkileyici bir kitap mutlaka okuyun derim.

2 yorum:

Kadriye Zihni Erdem dedi ki...

Hakan Günday ile tanıştım ben. Bir söyleşi ve imza gününe gitmiştim. Çok hayranları vardı, hiç kimse oraya tesadüfen gitmemişti (ben hariç)

Sevgiler

Fatos Kesici dedi ki...

Çok hayranının olmasına şaşırmadım zira artık ben de O'nun bir hayranıyım :)

Sevgiler benden...

Yorum Gönder