8 Mart 2014 Cumartesi

Yolcu


       Yine müthiş bir oyun izlemenin keyfini yaşıyorum. İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda oynayan bu oyunun adı Yolcu, oyunun yazarı Nazım Hikmet, yönetmeni ise Yıldırım Fikret Urağ. Daha önce 1977-1978 sezonunda oynamış. O zaman yönetmeni Savaş Dinçel'miş oynayanlar ise Erdal Özyağcılar, Mustafa Alabora, Candan Teksoy ve Savaş Dinçel'miş. Doğrusunu söylemek gerekirse o kadroyu izlemeyi çok isterdim. Bugünkü kadro ise Bahtiyar Engin, Aslıhan Kandemir, Mehmet Avdan ve Gün Koper'di. Hepsi de birbirinden iyiydi. Rol yapmadılar o rolü yaşadılar ve bunu hepsi yaptı. Hatta seyirciye selam verirken bile rolü yaşamaya devam ettiler ( ya da ben öyle hissettim). Çok ama çok beğendim.
        Oyun Kurtuluş Savaşı yıllarında bir tren istasyonunda geçiyor. İstasyon şefi, şefin karısı, makasçı ve atlı asker olmak üzere dört oyuncudan oluşuyor. Makasçının bacağı sakat, istasyon şefinin ise bir gözü kör olduğu için savaşa katılamamışlar ( zaten istasyon şefi bir gözünü cephede kaybetmiş). Bir yandan kış şartlar bir yandan geçim sıkıntısı üç kahramanımızı da sık sık birbirine düşürüyor. Ama istasyon şefini diğerlerine düşman eden bir şey daha var, o da makasçıyla karısı arasındaki ilişki. Fakat oyunun sonunda eşkiyalarla girdikleri çatışmada vurulan şef, son nefesini vermeden karısını da makasçıya bırakır. Şefin vurulup hayatını kaybetmesine de en çok makasçıyla karısı üzülür. Yani bu üç kişi her ne kadar birbirleriyle sorun yaşasalar da aslında birbirlerine çok da değer verirler.
          Oyunu bütün olarak çok sevdim. Dekoru, kostümleri, ışığı... Ama en çok oyuculukları beğendim. Eğer izlemediyseniz bu oyunu kaçırmayın derim.

1 yorum:

semihal aksu dedi ki...

sevgili fatoş benimde bu sene izlediğim güzel oyunların sıralamasındadır.Oyun 1 perdelik tadında bir oyun.Dekor yine konuşuyor.Zira Barış Dinçer favorimdir her zaman benim.Yorumunu beğendim.

Yorum Gönder